Back

Kariyer

  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
11 Ocak 2026

25 yıllık iş hayatı deneyimim, son 10 yılında nöroplastisite uzmanı bir profesyonel koç olarak iş dünyasıyla yaptığım çalışmalarda sahada birçok Selin ve hatta Selim’le karşılaştım. Yaşanan bu deneyim iş dünyasında hayal edemeyeceğiniz kadar çok yaygın. Nedeni çok basit: “Kurumlar kariyer geçişlerini genellikle basit bir İK prosedürü olarak görmektedir”. Yani, yeni bir görev tanımı, maaş güncellemesi, sosyal hakların organizasyonu, yeni bir masa, oda ve etiket! Ertesi sabah çalışanın yeni koltukla beraber hemen sürece adapte olması beklenir. Halbuki atlanan çok büyük bir gerçek var: “Kariyer değişimi basit bir iş tanımı değişikliği değildir; köklü bir “kimlik oluşturma” sürecidir”.

Read More
  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
16 Kasım 2025

Geçmişiniz geleceğinizi oluşturmasına müsade etmeyin. Dizginleri ele geçirin. Kariyer, liderlik ve girişimcilik sizin ..

Read More
  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
11 Kasım 2025

Potansiyele giden yolda rutinleri kırmak zorundasınız. Bu sizin kariyerinizde ilerleme sağlamanıza yardımcı olacak, liderlik ve girişimcilik yolculuklarınıza destek olacaktır. Nörobilimsel bilgiler çerçevesinde ne demek istiyorum? izleyin-dinleyin.

Read More
  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
28 Eylül 2025

Hiç düşündün mü, “Ben yeterli değilim” cümlesi nereden geliyor? Gerçekten senin sesin mi, yoksa başkalarının yıllar önce sırtına yapıştırdığı bir etiket mi? Bu bölümde, beyninin size oynadığı oyunlarını açığa çıkarıyorum: 🧠 Paradoksal plastisite nasıl seni aşağı çeker? 🧠 Beynin neden bazen senin en büyük düşmanın olur? 🧠 Etiketlere rağmen ayağa kalkıp kendi potansiyelini nasıl ateşleyebilirsin? Sana hem sahadan gerçek hikâyeler hem de bilimsel kanıtlarla şunu göstereceğim: 👉 Düşündüğünden çok daha fazlasısın. Dinlemeye cesaretin varsa, bu bölüm zihnindeki zincirleri kırabilir. Plastisite var, bahane yok! 🔥

Read More
  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
12 Mart 2025

"Peynirimi Kim Kaptı?" (Who Moved My Cheese?), Spencer Johnson tarafından yazılmış kısa bir hikayedir ve değişimle başa çıkma üzerine bir metafor içerir. Hikaye, bir labirentte yaşayan iki fare (Koşarca ve Koklarca) ve iki insan (Mırın ve Kırın) karakteri üzerinden anlatılır. Bu dört karakter, labirent içinde sürekli peynir arar. Peynir, insan hayatında mutluluk, başarı, kariyer, ilişki veya herhangi bir hedefi simgeler. Başlangıçta karakterler bol miktarda peynir bulur ve oraya alışırlar. Ancak bir gün peynirleri ortadan kaybolur. • Fareler (Koşarca ve Koklarca): Hemen değişime adapte olup, yeni peynir arayışına girerler. • Mırın: Değişime direnç gösterir, eski peyniri geri getirmeye çalışır, şikayet eder ama harekete geçmez. • Kırın: İlk başta korkar ve direnç gösterir, ama sonra değişimin gerekli olduğunu fark eder ve yeni peynir arayışına katılır.

Read More
  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
13 Mayıs 2024

Kendinizi tembellikle suçlamayı bırakın. Beynimiz hedef odaklı olmayı sevse bile anlık bir tatmini, kısa sürede elde edilecek keyfi öncelikler. Mümkün olan az efor harcamayı ve az iş yapmayı buna karşılık da en fazla tatmini almak ister. Beynimizi güneşin tadını çıkartan kedi yavrusuna benzetebiliriz. Acı ve haz duygusunun hayatınızı yönettiğini fark edin davranışlarınızı değiştirin. İşte bu nedenle kilo vermek isteyen insanlar spor egzersizi sonrasında kötü bir beslenmeyi zaten spor yaptım diyerek normalleştirebilir. Ya da sosyalleşmenin vereceği duygusal tatmini kendisini geliştirme fırsatına tercih edebilir. Çünkü sosyalleşme o anda o tatmini verir, gelişim fırsatı adı üstünde önce gelişme sonra da o fırsatı yakalamayı yani ötelenmiş - gelecekteki bir beklentidir.

Read More
  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
7 Nisan 2024

İş hayatında her şeye rağmen neden istifa ettim. Bugün çalıştığım yol arkadaşlarım nasıl başarıyor.

Read More
  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
16 Şubat 2024

Konfor alanı yoktur. Size bunu ispatlayacağım. Önce gelin şu meşhur konfor alanı tanımlayalım. Bir kişinin bilindik/tanıdık ortamda var olan düzenli devam ettirmesi, kendisini psikolojik olarak rahat hissetmesi. İnsan doğası gereği belirsizliği sevmez. Ve insan beyni netliği, belirliliği ister. Çünkü beynin ilk görevi bizi hayatta tutmaktır. Aksi halde ilk çağlardan bugüne insan türünün devam etmesi mümkün olmazdı. Beynin bizi hayatta tutma telaşesi, psikolojik güvence denen konfor alanı arayışı tanımına da bizi götürüyor. Ama hala iddia ediyorum “konfor alanı yok”!

Read More
  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
3 Şubat 2024

“Kumardan alınan keyif, ödülün ne zaman geleceğini bilmemektir” Dan Ariely – Akıldışı...

Read More
  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
29 Ocak 2024

Kariyerinde nasıl ilerlersin? İçinde bulunduğun sıkışmışlıktan nasıl çıkarsın? Sana nasıl yardımcı olabilirim.

Read More