Yıl 1984; ABD’de seçim atmosferi oldukça gergin.
Başkan Reagan ilk tartışmada oldukça kötü bir performans sergilemişti. İlerlemiş yaşı, sağlık sorunları, ekonomideki çalkantılar ve Sovyetler Birliği’ne karşı (yaşı yetmeyenler için not: o zamanlar Rusya değil, SSCB vardı) takındığı sert tavır, nükleer savaş korkusunu tetikliyordu. Halk ve uzmanlar seçimi rakibi Mondale’ın kazanacağına kesin gözüyle bakıyordu.
Ancak ikinci tartışma oturumunda Reagan, o akşam zihinlerdeki tüm algıyı yerle bir edecek efsanevi bir hamle yaptı. Yaşıyla ilgili gelen o pis soruya, önceden üzerinde çalışıldığı belli ama bir o kadar da doğal biçimde yanıt verdi:
“Rakibimin gençliğini ve tecrübesizliğini siyasi amaçlarım için istismar etmeyeceğim.”
Mondale o sırada 56 yaşındaydı, yani bir çaylak değildi. Ama o da yıllar sonra verdiği bir röportajda, seçimi tam o saniyede kaybettiğini anladığını da itiraf etmişti.
Peki, Mondale’ı bitiren Reagan’ın zekası mıydı ?
Hayır! Yanıt: Seyircinin kahkası!
Sosyal psikolog Steve Fein, bu anı incelemek için harika sosyal deney tasarladı. Tartışmayı izlememiş iki grup oluşturdu:
1. Grup: Tartışmayı, seyircilerin o meşhur kahkahalarını ve tepkilerini duyarak izledi.
2. Grup: Seyirci tepkilerinden (seslerinden) tamamen arındırılmış, sadece saf tartışma metnini izledi.
Sonuç çarpıcıydı: Kahkahaları duyan grup ezici bir çoğunlukla “Reagan kazandı” derken; tepkileri duymayan grup “Tabii ki Mondale” dedi.

Nörobilim araştırmalarımda, özellikle “sosyal plastisite” üzerine yaptığım çalışmalarda bu vaka bana hep şunu hatırlatır:
“Bizler ne kadar bağımsız inanç ve değerlerimiz olduğunu iddia etsek de, beynimiz bir örümcek ağı gibi çevresiyle örülü. Bir topluluğun içine girdiğimizde, ayna nöronlarımız ve sosyal uyum mekanizmalarımız devreye girer; topluluğun duygusuna ve ritmine “plastisitemiz “ile uyum sağlarız.
Kısacası; içine dahil olduğunuz “bağlantılar” kadar varsınız.
Sizi esas ilgilendiren bilgi:
“Kariyer geçişlerinde (kurum içi yukarıya doğru, kurum dışı ya da kendi işi/girişimi) başarılı insanların da en önemli formülü”.
Bu vizyonla Potansiyelini Ateşle programımı yılllardır devam ettiriyorum.
Nitelikli insanlar, nitelikli birliktelikler ve sonuç veren zihinsel büyüme..
Buna bu yılın başında “Sosyal Plastisite” de eklendi.
Geçen süreçte gördüm ki; doğru topluluk, bireyin nöral kapasitesini ve potansiyelini katlayarak artırıyor. Odaklıyor, niyetle harekete geçirtiyor ve cesaret veriyor.
Sonuç: Değişen kariyerler, büyüyen liderlikler, yaratılan girişimcilikler.
Şimdi kendinize dürüstçe şu soruyu sorun: İçinde bulunduğunuz topluluklar sizi büyütüyor mu? Yoksa küçültüyor mu?
Burada şuraya Reagan ve Mondale arasındaki o kilit anın videosunu da bırakıyorum.👇
https://lnkd.in/dRNnUxck
Şayet sizler de sizi geliştiren bir toplulukta olmak istiyorsanız linki buraya bırakıyorum.
Ezber klişelerden sıyrılıp insan doğasının gerçekleriyle beslenmek istiyorsanız email topluluğuna katılın.
2 Mayıs 2026