Back

Blog

  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
13 Mayıs 2024

Kendinizi tembellikle suçlamayı bırakın. Beynimiz hedef odaklı olmayı sevse bile anlık bir tatmini, kısa sürede elde edilecek keyfi öncelikler. Mümkün olan az efor harcamayı ve az iş yapmayı buna karşılık da en fazla tatmini almak ister. Beynimizi güneşin tadını çıkartan kedi yavrusuna benzetebiliriz. Acı ve haz duygusunun hayatınızı yönettiğini fark edin davranışlarınızı değiştirin. İşte bu nedenle kilo vermek isteyen insanlar spor egzersizi sonrasında kötü bir beslenmeyi zaten spor yaptım diyerek normalleştirebilir. Ya da sosyalleşmenin vereceği duygusal tatmini kendisini geliştirme fırsatına tercih edebilir. Çünkü sosyalleşme o anda o tatmini verir, gelişim fırsatı adı üstünde önce gelişme sonra da o fırsatı yakalamayı yani ötelenmiş - gelecekteki bir beklentidir.

Read More
  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
2 Mayıs 2024

Koçluk hizmeti verebilmek ve bu işten ekonomik gelir elde etmek istiyorsan, koçluğun bilimi ve sanatını, kendi özgünlüğün ve yaratıcılığınla harmanlayıp, sana özel kitlene sunabilmen gerekiyor.

Read More
  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
7 Nisan 2024

İş hayatında her şeye rağmen neden istifa ettim. Bugün çalıştığım yol arkadaşlarım nasıl başarıyor.

Read More
  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
3 Mart 2024

Günümüzde o kadar çeşitli ve sınırsız uyaranla karşı karşıyayız ki, özgür irade ile karar aldığınızı sanıyorsanız, aldanıyorsunuz. İnsan beyninin ilkel tarafından (amigdala ve limbik) bakıldığında, kararların çoğunu duygu ve düşüncelerin tetiklediği nörokimyasal kokteyl ile gerçekleştiriyoruz. Hem nörobilim hem de nöropazarlamada yüksek lisans çalışmaları yapan biri olarak, beyin ve beyne dair konular ilgi alanıma giriyor. Sizlere birazcık influencer etkisinden söz etmek istiyorum. Şayet bu yazıyı okuyorsanız, bir sosyal mecradan ya da internetten ulaşmış olmalısınız.

Read More
  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
28 Şubat 2024

Sizin hayatınızda yaşadığınız en büyük ikilem neydi bilmiyorum ama benim en büyük ikilemlerimden birini oluşturdu; “Kurumsal hayatta devam mı ? Yoksa artık kendi ayaklarım üzerinde durmak mı?”. Çünkü kurumsal ve girişimciliğin zihnimdeki karşılığı çok farklıydı. Bu makale konuya nörobilimsel perspektiften bakmaktadır.

Read More
  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
18 Şubat 2024

Koçluk dünyasında "derin koçluk" ifadesi çok kullanılır, hatta çoğu zaman "Aha! Anı" ile eşleştirilir. Ancak koçluk alan yol arkadaşı her zaman "Aha' Anı" yaşıyorsa, gerçekten yeterli farkındalığa ulaşıyor mu ve bu aksiyon potansiyeli tetikleniyor mu? Bu sırada hangi nörotransmitterler aktive oluyor? "Nöro" başlığı altında hangi çalışma alanları (Nörogörüntüleme, Bilişsel Sinirbilim, Nörolinguistik, Nörofarmakoloji, Nörogenetik, ... vb) kişiyi yolda tutuyor? Tüm bu sorular arasında odağım tekrar “koçluk alan kişi “Aha anı” yaşıyorsa, gerçekten yeterli farkındalığa ulaşıp o aksiyon potansiyelini tetikleyebiliyor mu?" sorusuna geri döndü. Ben 11 yıldır hem koçluk hizmeti alan hem de veren bir MCC koç olarak "HAYIR" diyorum. Bunun en kolay kanıtı, fark ettiğini ve eylem adımlarını tanımladığını iddia eden ancak eyleme geçemeyen yol arkadaşlarınızdan görebilirsiniz. Koçluk sertifikası almak, unvanlanmak herkes için mümkün olsa da gerçekten içselleştirilmiş, kavranarak uygulamaya konulmuş koçluk becerisi, yalnızca çok az kişinin sahip olduğu bir beceridir. Yol arkadaşına derinlemesine koçluk yapmak isteyen biri için sadece koçluk eğitimi almış olmak tek başına yeterli olmayacaktır. Koçların ilk olarak, kendi farkındalıklarını harekete geçirmek, bunu eyleme ve sonuçlara dönüştürmek için koçluk almayı hayatlarının bir parçası haline getirmelidirler.

Read More
  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
16 Şubat 2024

Konfor alanı yoktur. Size bunu ispatlayacağım. Önce gelin şu meşhur konfor alanı tanımlayalım. Bir kişinin bilindik/tanıdık ortamda var olan düzenli devam ettirmesi, kendisini psikolojik olarak rahat hissetmesi. İnsan doğası gereği belirsizliği sevmez. Ve insan beyni netliği, belirliliği ister. Çünkü beynin ilk görevi bizi hayatta tutmaktır. Aksi halde ilk çağlardan bugüne insan türünün devam etmesi mümkün olmazdı. Beynin bizi hayatta tutma telaşesi, psikolojik güvence denen konfor alanı arayışı tanımına da bizi götürüyor. Ama hala iddia ediyorum “konfor alanı yok”!

Read More
  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
11 Şubat 2024

Bu neden-sonuç ilişkisi ile geleceğin geçmişe etki etmesine neden olur. Prefrontal bölge "beynin birçok bölgesi ile bağlantı kurarak, gereken kararları bugün alır ve istenilen geleceğe ulaşmak için harekete geçer; yani gelecek geçmişe etki eder.

Read More
  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
3 Şubat 2024

“Kumardan alınan keyif, ödülün ne zaman geleceğini bilmemektir” Dan Ariely – Akıldışı...

Read More
  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
29 Ocak 2024

Kariyerinde nasıl ilerlersin? İçinde bulunduğun sıkışmışlıktan nasıl çıkarsın? Sana nasıl yardımcı olabilirim.

Read More